Gıda Ambalajlarında Migrasyon


PDF Dosyası – Gıda Ambalajlarında Migrasyon

Gıda ambalajlarında migrasyon analizi önemli bir kavramdır. Tüketici sağlığını gıda ile temas eden tüm malzemelerden gelebilecek kimyasal risklere karşı korunması için gereklilik olarak tanımlanmaktadır. Yasal düzenlemelerde detaylı bir şekilde migrasyon analiz yöntemleri de açıklanmaktadır.

Danışman olarak, karşılaştığım örneklerden yola çıkarak, özellikle dikkat edilmesi gereken hususları aşağıda özetledim:

  • Gıda ambalaj üreticilerinin migrasyon analizi yaptırması ulusal yasal düzenlemelerle zorunlu hale getirilmiştir. Bazı üreticiler biz bu analizleri yaptırmak zorunda değiliz şeklinde açıklamalar yapabilmektedir. Kanıt olarak “Gıda Maddeleri ile temasta bulunan madde ve malzemeler tebliği”  ve “Gıda Maddeleri ile Temasta Bulunan Plastik Madde ve Malzemelerin Bileşenlerinin Migrasyon Testi İçin Temel Kurallar Tebliği“nin elinizde bulunması uygun olacaktır.
  • Sulu, asitli, alkollü ve yağlı gıdalar için ayrı denemeler yapılmakta ve migrasyon analiz raporlarında bu şekilde sonuçlar beyan edilmektedir. Ürününüz hangi sınıfa giriyorsa o denemedeki migrasyon analiz sonucu dikkate alınmalıdır. Bazı firmalar sadece bir iki parametrede analiz yaptırmakta ve müşterilerine beyan etmektedir. Elinize ulaşan analiz raporlarında bu konuda bir kontrol yapmanız uygun olacaktır.
  • Migrasyon analizleri de gıda analizine girer, bu nedenle analizi yapan firmanın ISO 17025 belgesine ve kapsamına ulaşmanızda fayda var. Türkak akreditasyonlu ise www.turkak.org.tr adresinden ulaşabilirsiniz.
Migrasyonun anlamı, etkileyen faktörler ve diğer detayları içeren aşağıdaki yazıyı Tübitak MAM sitesinden aldım. Faydalı olacaktır.
Kimyasal migrasyon kavramı, ‘belirli koşullar’ altında ambalaj malzemesinin üretiminde kullanılan kimyasal maddelerin temasta bulunduğu gıda maddesi ile etkileşerek gıdaya göç etmesi ya da transferi olarak tanımlanır. Belirli koşullar ile sözü edilen durum aslında migrasyonu etkileyen faktörler olarak bilinir ve temelde dört farklı faktör vardır.
  1. İlki gıdanın yapısıdır. Gıdanın içeriği ambalajın yapısını bozabileceği için ambalajın yapısında bulunan kimyasallar gıdaya geçtiği için gıda maddeleri ambalajı oluşturan kimyasallarının çözünürlüğünü de tayin etmekte. Bu durum aynı zamanda oluşabilecek migrasyonun büyüklüğünü de etkilemektedir. Örneğin asidik özellikteki bir gıda maddesi eğer ambalajın içeriğindeki bir maddeyi çözündürebiliyorsa bu ambalaj malzemesi gıdaya uygun değildir. Yine kimyasal boyar madde içeren bir ambalaj malzemesi yağda çözünüyorsa ve rengini veriyorsa böyle bir malzeme örneği yağlı ürünlerin ambalajlarında kullanılmamalıdır.
  2. İkinci parametre temas süresidir. Bu bakımdan düşünüldüğü zaman kısa temas süreleri için uygun ambalaj malzemeleri uzun etkileşim süreleri için uygun olmamaktadır. Genellikle ambalaj malzemeleri için temas süresi farklılıklar göstermektedir. Örneğin fast food denilen hızlı tüketilen gıdalarda temas süresi azdır. Bunun anlamı sözü edilen gıdalar ambalajları ile uzun süre tutulmamalı. Yine örneğin fırından alınan bir kurabiye ambalajlı olarak oda sıcaklığında bir ya da iki gün gibi; ambalajlı olarak taze süt, et, meyve ve sebzeler normal buzdolabında 1 hafta , tereyağ ve peynir gibi ürünler birkaç hafta kadar ve dondurulmuş,  kuru ve konserve gıdaların ambalajlı olarak aylar ile ifade edilebilen raf ömürleri mevcuttur. Ambalajlanmış gıdaların üzerinde mutlaka son kullanım tarihi vardır. Bunun anlamı gıda, ambalajın uygun olduğu şartlar ile depolandığı zaman üzerinde yazan son kullanma tarihine kadar sağlıklı bir şekilde korunur. Bu süre aşıldığı zaman ya da uygun depolanma şartları sağlanamadığı zaman ürün bozulmaya başlar ve değerini kaybeder.
  3. Üçüncü parametre temas sıcaklığıdır. Gıda maddeleri ile etkileşime giren malzemelerin bulunduğu ortamın sıcaklığı kimyasal migrasyonu etkiler. Bilindiği gibi kimyasal reaksiyonların hızı çoğunlukla sıcaklıkla artar. Migrasyon çalışmaları da, sıcaklık etkisiyle hızlanan kimyasal reaksiyonlara benzediği için sıcaklığın artışı migrasyonu arttırır. Ambalaj malzemeleri; derin dondurucu veya buzdolabı gibi düşük sıcaklıkta depolanarak kullanıldığı gibi; sterilizasyon işlemlerinde, kaynatılarak, mikrodalgada ve hatta paketli olarak pişirme gibi farklı sıcaklık şartlarında da kullanılabilmektedir. Ancak çoğunlukla, tek bir özel uygulama için uygun olan malzeme diğer uygulamalardaki kullanıma izin vermeyebilir. Yüksek sıcaklıklarda kullanıma uygun olmayan ya da dondurulmaması gereken ambalajlar uygun şartlarda kullanılmadığı zaman, ambalajın içeriğindeki kimyasal maddelerin gıdaya transfer olmasına yani kimyasal migrasyona sebep olabilmektedir.
  4. Dördüncü parametre de ambalajın yapısı ve içeriğinde kullanılan maddelerin miktarıdır. Ambalaj malzemelerindeki kimyasalların hareketi molekülün büyüklüğüne ve şekline, malzeme ile herhangi bir etkileşimin olup olmadığına, malzemede var olan kütle transferine dayanıklı olup olmamasına bağlıdır. Eğer gıda ile temas eden kimyasal malzeme gıda ile uyumlu değilse, malzemenin yüzeyinde genleşme yaparak kimyasal maddelerin gıdaya geçişine sebep olabilmektedir. Bu durumu anlayabilmek için gıdayla temas eden üç farklı malzemeyi göz önüne almak gerekebilir. Bu malzemeler metal, cam ve seramikler gibi sert malzemeler olarak sınıflandırılan ve geçirgenliği az olanlar, plastik, kauçuk ve elastomer gibi ‘plastikler’ olarak sınıflandırılan geçirgenliği yüksek olanlar ve Kâğıt ve karton gibi heterojen ve gözeneklerinde hava boşlukları olan gözenekli malzemeler olarak sayılabilirler.

Geçirgenliği az olan malzemelerde tam bir koruma vardır ve iç tarafından migrasyona izin verilmez. Bu malzemelerdeki olabilecek migrasyon yüzey olayları ile sınırlandırılmıştır. Geçirgenliği yüksek olan malzemeler migrasyona çok az dayanıklılık gösterir ancak buradaki migrasyon sadece yüzeyde değil aynı zamanda malzemenin iç kısmında da oluşabilmektedir. Gözenekli malzemelerde ise özellikle düşük molekül ağırlıklı maddeler, malzemenin gözeneklerine hızla göç edebilmektedirler. Kimyasal migrasyon, temas süresinin, sıcaklığının, yüzey alanının artması, ambalaj malzemesinde bulunan kimyasal maddenin çokluğu ve gıda bileşiminde bulunan asit, alkol, yağ gibi bileşenlerin miktarının artmasıyla artar. Ambalaj malzemesinde bulunan yüksek molekül ağırlıklı maddelerin artması, doğrudan olmayan temas, koruma katmanının varlığı ve düşük geçirgenlikli veya inert ambalaj malzemesiyle de migrasyon azalır

Tüm bu faktörler sonucunda gıda maddesinin kalitesi bozulabilmekte, ambalajın bazı özellikleri değişebilmekte ve hatta ambalaj koruyucu işlevini yitirebilmektedir. Bu sebeple gıda ile temas eden madde ve malzemeler kesinlikle sağlığa zararlı olabilecek hammadde ve yardımcı maddelerden üretilmemeli ve sıcaklık değiştikçe ve zamanla gıdaya geçmemelidir.

Gıda maddesinin bozulması ve tüketici sağlığını tehdit etmesi ciddi bir problemdir. Bu problemin üstesinden gelebilmek için gıdayla temas eden malzemeler konusunda A.B.D ve Avrupa Birliği ülkelerinde mevzuatlar ve düzenlemeler geliştirilmiştir. Bu mevzuatlardaki temel amaç tüketicilerin sağlığını korumaktır. Avrupa Birliği’nde gıda ile temas eden malzemeler için Avrupa Birliği ve üye ülkeler tarafından benimsenen ve ülkemizde de geçerli olan mevzuat çalışmaları mevcuttur. Ortak hükümler sadece belli malzemeler veya maddelere uygulanan çerçeve düzenlemeleri ve spesifik kurallarda sunulan bütün malzemeleri kapsamaktadır.

Bu mevzuatlara göre gıda ile temas eden malzemeler güvenli olmalı ve bileşenlerini gıda maddelerine kabul edilemez miktarlarda transfer etmemelidir. Tüketici sağlığını korumak ve gıda maddelerine migrasyonla herhangi bir kirliliğin gelmesini engellemek için plastik malzemelerle ilgili iki tür migrasyon limiti oluşturulmuştur: Birincisi gıda ile temas eden malzemelerden gıda maddesine geçebilen tüm maddeler için oluşturulmuş bir limittir ve toplamda 10 mg (madde)/dm2 (ambalaj malzemesinin alanı) geçmemelidir. İkincisi spesifik migrasyon limitidir ve gıdaya geçebilen her bir madde için toksikoloji değerlendirilmesine dayanarak sabitlenmiştir. Spesifik migrasyon limiti genelde Avrupa Bilimsel Gıda Komitesi  tarafından belirlenen kabul edilebilir veya tolere edilebilen günlük alıma göre oluşturulur. Spesifik malzemeler için mevzuatlar çerçeve çalışmaları tüzüğünde listelenen malzemeler grubunu kapsar. Son zamanlarda spesifik malzemelerdeki mevzuatlar seramikler (kadmiyum ve kurşun migrasyon limiti), rejenere edilmiş selüloz filmler, plastikler ve geri dönüşümlü plastikler içindir.

Gıdalarla temas eden gıda dışı ürünler sürekli iç içe olduğumuz ürünlerdir.

  • Kağıt ve karton malzemelerden yapılmış ve gıda ile temas eden malzemelerde formaldehit,
  • plastiklerden üretilmiş gıda ile temas eden malzemelerde ftalat ve aromatik amin bileşikleri (streç filmler, oyuncaklar, plastik mutfak eşyaları),
  • konserve kutuların içeriğinde kullanılan BADGE,
  • polikarbonat şişelerde Bisfenol A,
  • melamin içeren plastiklerde melamin,
  • seramik malzemelerde kurşun ve kadmiyum analizleri,
  • kavonoz kapaklarında ESBO bileşikleri Avrupa Birliği ülkelerinde yaygın olarak analizleri yapılan bileşiklerdir.

Bu bileşiklerin bir çoğu ya üretilen ambalaj malzemelerinde olmamalı ya da sağlığa zararlı olabilecek miktarlarını gıda ve gıda maddelerine transfer etmemelidir. Yine ambalaj malzemelerinin tanıtımı için kullanılan boyalar ve mürekkepler de mercek altına alınmıştır. Ayrıca gıda ile temas eden gıda dışı malzemelerde ağır metal analizleri de önemli bir konudur.”

Daha detaylı kaynaklara ulaşmak isteyenler için:

3 thoughts on “Gıda Ambalajlarında Migrasyon

  1. Merhaba Fırat Bey
    Yazılarınız gerçekten muhteşem. Emeğiniz için çok teşekkürler. Şimdi gıda ile temas eden karton ambalaj üretimi yapan bir firmada hem gıda kodeksi hemde AB mevzuatı açısından değerlendirdiğimizde hangi analizlerin yapılması zorunludur? Yukarıda formaldehit vs. bilgileri verilmiştir fakat bunlar yasal zorunluluk mudur yoksa standartların gereklilikleri midir ? Ayrıca plastik kaplı (polietilen) kartonları karton olarak mı plastik madde olarak mı değerlendirmek gerekiyor ? Ayrıca bu analizlerin yapılması gereken zaman periyotları nelerdir ? AB mevzuatı ve kodeksin dışında BRC IOP bu konuya nasıl bakıyor ? Son olarak ilave olarak düşük migrasyonlu olmayan ambalajda kullanılan bir hammaddenin gıda ambalajına uygunluğu söz konusu olabilir mi yada düşük migrasyonlu bir hammaddenin gıda ambalajına uygun olmama ihtimali var mıdır ? Aslında daha bissürü soru çıkar ama çok oldu🙂 Teşekkür ederim.
    Saygılarımla

    • Merhaba Yasin Bey,
      öncelikle güzel sözleriniz için teşekkür ederim. Anladığım kadarıyla IOP uygulayan veya uygulayacak karton üreten bir firmada görev yapıyorsunuz. Sorularınızı kısaca cevaplayayım:
      1. Bizim yasalarımız AB mevzuatının çevirisinden ibaret olduğundan aynı istekler AB mevzuatı için de geçerlidir. Bazen bizim düzenlemeler AB deki güncel değişiklikleri yansıtmamaktadır. Bu nedenle ilgili AB mevzuatını ürünüz için incelemenizde yarar var. Bu düzenlemeler de; 10/2011/EU sayılı “Gıda ile Temas Eden Plastik Madde ve Malzemeler Üzerine Komisyon Tüzüğü ve 85/572/EEC sayılı “Gıda maddeleri ile temasta bulunan plastik madde ve malzemelerin bileşenlerinin migrasyon testinde kullanılan gıda benzerleri listesi”
      2. Ürettiğiniz ambalaj gıda ile doğrudan temas etmiyorsa migrasyon analizi yaptırmanıza gerek yok. Tasarlanan kullanım şeklini dikkate almalı ve ürün ile doğrudan temas edip etmediğine bakmalısınız.
      3. Benim verdiğim bu bilgi tamamen yasal düzenlemedir. Temel zorunluluktur.
      4. Plastik kaplı mukavva gıda ürünü ile temas ediyorsa migrasyon analizine girmelidir.
      5. Yasal düzenlemelerde sıklık belirtmediğinden analiz sıklığı ürün bazında / parti bazında yapılabilir fakat pahalı olduğundan genellikle o ambalaj çeşidi için yılda bir kere yaptırılıyor piyasada. Benim düşüncem proses ve hammaddelerde bir değişiklik olmadığı sürece senede bir analizin yeterli olacağı yönünde ama proses parametrelerinde değişkenlik söz konusu ise daha sık yapılarak kontrol altında olduğu görülmelidir.
      6. BRC IOP bu konuda 5.4.4 Maddesinde şöyle der: “Kontrollerin sıklığı tehlike ve risk analizine bağlı olarak endüstriyel olarak kabul görmüş
      uygulamalara veya müşteri gerekliliklerine göre belirlenecektir.”
      7. Son olarak dediğiniz sorunun cevabını bilmiyorum. Detaylı inceleme yapmadan olur ya da olmaz diyemem. Proses, üretilecek ambalajın kullanılacağı gıda, parametrelerdeki değişim de etkili bu süreçte, kısaca evet ya da hayır şeklinde bir yanıtı yok yani.
      Ben teşekkür ederim. Görüşmek üzere…

  2. Tekrar Merhaba
    Cevaplarınız için teşekkür ederim. Benim için gerçekten yararlı oldu. Tahmininizdeki gibi IOP kurmaya çalışıyoruz sıfırdan. Umarım başarılı olur. Tekrar teşekkürler. Aslında istanbulda eğitiminizi yakalamış olsaydım özellikle 1-2 ay öncesine kadar benim için çok yararlı olabilirdi. IOP eğitimi aradığım dönemde cidden bulamadım. Bu konuda İstanbuldaki talebi bilemiyorum ama ciddi eksiklik olduğunu düşünüyorum Egenin dışında Marmaraya da yoğunlaşabilirsiniz şeklinde bir tavsiyede bulunabilirim. Başka bir soruda görüşmek üzere
    Saygılarımla

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s