Ulusal Mevzuat Takibi / Güncellik Durumu

mevzuatYasal gerekliliklerin güncel olarak elimizde bulunması işletmeler için son derece önemlidir. Devletin tavrı genel olarak resmi gazetede yayınlamak ve tüm tarafların haberdar olduğunu varsaymaktır. Bu nedenle işletmelerin yasal zorunlulukları takip etmesi bir yan iş olarak ortaya çıkar. Birim sorumluluları yasal gereklilikleri bilir ve güncel geliştmelerden haberdar olursa işletme bu konuda kendini garantiye alır. Diğer olasılık ise yasal gereklilikleri bilmeden hareket etmek ve denetim / olağandışı bir durum yaşanmamasını ummaktır. Bu durum bir risktir ve sahibini ilgilendirir 🙂

Yönetim sistemleri yasal gereklilikleri dış kaynaklı doküman olarak tanımlar ve takip edilip uyulmasını ister. Peki güncellik sorunu ne şekilde aşılacak ? Çözümler farklıdır.

Lebib Yalkın Yayınları bir çözüm ortağıdır. Belirli bir ücret karşılığında tanımladığınız kapsamdaki yasaları sizin için takip eder ve size email ve posta yoluyla bilgi verir. Daha önce tecrübem oldu, güzel çalışıyorlar diyebilirim. Tabiiki işletme sahipleri bu konuda bir finansman ayırmak isterse bir seçenektir.

Ücretsiz olarak güncellik takip etmek isteyenler için en iyi ulusal mevzuat sitesi:

http://www.mevzuat.gov.tr

Bu site yasal düzenlemelerin üzerinde yapılan değişiklikleri de aynı doküman üzerinde göstermektedir. Örneğin etiketleme yönetmeliğine baktığınızda etikette bulunması zorunlu bilgiler kısmında şu şekilde bir metin görüyorsunuz:

Zorunlu etiket bilgileri

MADDE 8 – (1) Bu Yönetmeliğin ilgili maddelerindeki istisnalar saklı kalmak kaydıyla, aşağıdaki bilgilerin gıdaların etiketinde yer alması zorunludur:

a) Gıdanın adı,

b) Bileşenler listesi,

c) 21 inci maddede belirtilen alerjen bileşenler veya alerjen işlem yardımcıları,

ç) 22 nci maddede belirtilen bileşenler veya bileşen gruplarının miktarı,

d) Gıdanın net miktarı,

e) Tavsiye edilen tüketim tarihi veya mikrobiyolojik açıdan kolay bozulabilen gıdalarda son tüketim tarihi,

f) Özel muhafaza koşulları ve/veya kullanım koşulları,

g) (Değişik:RG-3/9/2013-28754) 7 nci maddenin birinci fıkrasında bahsedilen ve gıdanın etiketlenmesinden sorumlu olan gıda işletmecisinin adı veya ticari unvanı ve adresi,

ğ) (Değişik:RG-3/9/2013-28754) Kayıt işlemine tabi olan gıda işletmelerinde üretilen veya ambalajlanan gıdalar için, gıdanın üretildiği veya ambalajlandığı gıda işletmesinin işletme kayıt numarası,

h) Menşe ülke,

ı) Kullanım bilgisi olmadığında gıdanın uygun şekilde tüketimi mümkün değilse, gıdanın kullanım talimatı,

i) Hacmen % 1,2’den fazla alkol içeren içeceklerde hacmen gerçek alkol miktarı.

(2) (Ek:RG-3/9/2013-28754)  Bakanlıkça onay şartı getirilen gıdaların etiketinde “gıda onay numarası”nın yazılması zorunludur.

Bu şekilde bilgilendirme yapmaları bizim gibi kısa zamanda doğru bilgiye ulaşmak zorunda olan insanların çok işine yaramaktadır.

Peki bu şekilde site üzerinden takip etmek zor olmayacak mı diye düşünen arkadaşlara küçük bir ipucu; dış kaynaklı doküman listenizdeki ilgili kısıma bir link koyarak doğrudan ilgili sayfaya yönlenin.

Avrupa Birliği Etiket Değişikliği

Nutrition Data on a Cereal Box13 Aralık 2014 tarihinden itibaren gıdaların etiketlenmesine dair bir kısım uygulama devreye alınıyor. AB’ye ürün satışı gerçekleştirenlerin yeni uygulamalara tam uyumu önemli. Bu nedenle ilgili yasaları incelemelerinde fayda var.

Yasal düzenleme 2011 yılında yayınlandı ve tam adı : “Regulation (EU) No 1169/2011 of the European Parliament and of the Council of 25 October 2011 on the provision of food information to consumers, amending Regulations (EC) No 1924/2006 and (EC) No 1925/2006 of the European Parliament and of the Council, and repealing Commission Directive 87/250/EEC, Council Directive 90/496/EEC, Commission Directive 1999/10/EC, Directive 2000/13/EC of the European Parliament and of the Council, Commission Directives 2002/67/EC and 2008/5/EC and Commission Regulation (EC) No 608/2004 Text with EEA relevance“.

Yeni uygulamalar ile hedeflenen ana değişimler şu şekilde sıralanıyor:

  • İşlenmiş gıdalarda zorunlu besin değerleri bilgisi,
  • İşlenmemiş domuz, kuzu, keçi ve tavuk etlerinde zorunlu köken etiketlemesi,
  • Alerjenlerin (ör. yerfıstığı veya süt) içindekiler listesinde belirgin hale getirilmesi,
  • Daha iyi okunabilirlik, örneğin minimum yazı boyutu,
  • Önceden paketlenmemiş ve restoran ve kafelerde satılan ürünler ile ilgili alerjen bilgilendirmesine yönelik gereklilikler.

Burada bizim üreticilerimizi ilgilendiren öncelikli olarak alerjenlerin belirgin hale getirilmesi ve besin değerlerinin ambalaj üzerinde yer alması olacaktır.  Bu konuda ilgili yasanın incelenmesi ve etiketlerin bu yasal düzenleme çerçevesinde iyileştirilmesi önemli bir konu olacaktır. Yasal müeyyideler ile ilgili net bir bilgim olmasada pazardan toplatılması veya ürünün AB pazarına çıkarılmaması gibi uygulamaların olacağını tahmin etmek çok güç değil.

Bilinçli avrupalı müşteriler bu konudaki uyarılarını ülkemizdeki tedarikçilerine önceden ulaştırdı. Yasal düzenlemeler konusunda takibi zayıf müşteriler ile sorun yaşanıp yaşanmaması üretici firmaların elinde. Henüz zaman varken bağlantı kurup gelişmeler doğrultusunda müşteriler ile beraber hareket etmek en doğrusu bence.

Yasaya ulaşamayan arkadaşlar benimle bağlantıya geçebilir ve sorularını yöneltebilir.

FSA (Food Standard Agency) / UK Dokümanları Paylaşımı

indirGıda standart ajansı İngiltere’de gıda güvenliğinden sorumlu kuruluştur. Bu kurum tarafından kendi sitelerinde paylaşılan bir kısım dokümanı sizlere ulaştırmak ve faydanıza sunmak istedim. Okumaya devam et

Hijyen Yönetmeliği İle İlgili Gelişmeler

Bildiğiniz gibi Hijyen eğitimi yönetmeliği ile tanımlanan eğitim zorunlu olmak üzere. Bu nedenle son gelişmelerden sizleri haberdar etmeyi düşündüm. Duyumlarımı aşağıda özetledim. Umarım yardımcı olur:

  • Yasal düzenlemede yakın zamanda bir değişiklik beklenmiyor ve bu nedenle eğitimi almak için acele etmekte fayda var.
  • Eğitimler sadece halk eğitim merkezlerinden alınabiliyor.
  • Halk eğitim merkezlerinin tasarrufunda bir düzenleme olduğundan bazı merkezler işyeri hekimleri veya gıda mühendislerini eğitimci olarak atayabiliyor.
  • Sınav konusu biraz karışık ama merkezler bir şekilde çözüm üretiyorlar, sınav olup da kalan kimseyi duymadım. Bazen sınav da yok. Ki bu konu okuma yazması pek iyi olmayan personel için sorun oluşturuyor.
  • Fiyatlar 15 – 60 TL arasında değişiyor. Nedeni sorulduğunda biz böyle belirledik deniyor.
  • Benim fikrim; işletmenin bir protokol ile işyeri hekimi veya gıda mühendisini yetkilendirmesini sağlaması ve daha etkin bir eğitim düzenlemesi. Zira eğitimlerin etkinliği konusunda kafamda ciddi soru işaretleri var.

Kendi eğitimlerini vermek durumunda olanlar için daha önce paylaştığım eğitim sunumları faydalı olabilir.

 

İSG Tehlike Sınıflarında Değişiklik

x18 Nisan 2014 tarihli resmi gazete yayınlanan değişiklik ile işletmelerin tehlike sınıfları yeniden düzenlendi. Daha önce tehlikeli sınıfa girmeyen birçok işletme tehlikeli sınıfına alındı. Bu da 2016’ya ertelenen uzman ve hekim bulundurma zorunluluğunu yeniden gündeme taşıdı. devamını oku…

Hijyen Eğitim Yönetmeliği İle İlgili Bakanlık Açıklaması

Hijyen eğitim yönetmeliği ile ilgili görüşmelerden sonra bakanlığa aşağıdaki içerikte bir mail attım:

“Sayın yetkili, 05.07.2013 tarihli hijyen eğitim yönetmeliği uyarınca gıda işletmelerinde çalışan kişilerin tanımlanan eğitimleri almaları istenmektedir. Aynı yönetmeliğin 6. maddesinde işletmelerin kendi imkanları ile eğitimleri verebilecekleri belirtilmektedir. Bu konu ile ilgili duyuru yapan bakanlığınıza bağlı kurum yetkilileri eğitimlerin sadece kendileri tarafından verilebileceğini, işletmelerde verilecek eğitimlerin kabul edilmeyeceğini beyan etmektedir. Sizin değerlendirmelerinizi ve işletmelerde bu eğitimlerin verilmesi ile ilgili duruma açıklık getirmenizi rica ediyorum.”

Bu maileme cevap olarak şöyle bir açıklama geldi:

“Merhaba,

05.07.2013 tarihinde yürürlüğe giren Hijyen Eğitimi Yönetmeliği kapsamında verilecek olan hijyen eğitimlerinin Genel Müdürlüğümüze bağlı (Halk Eğitimi Merkezleri, mesleki eğitim merkezleri, olgunlaşma enstitüleri ve turizm eğitim merkezleri) kurumlarca verilmektedir.  İlgili yönetmeliğin 6. Maddede bahsi geçen işletmelerin kendi imkanlarıyla verebilecekleri ifadesi;

– işyerinde mevcut işyeri hekimi var ise(eğitimciler kısmında belirtilen diğer meslek grupları da olabilir),

– İşyerinin standartlara uygun derslikleri mevcut ise

Halk eğitimi merkez müdürlüğü işbirliğiyle verilecek eğitimlerde, bahsi geçen  hususlarda değerlendirilerek, kurum merkez müdürlüğünün uygun görmesi halinde,  işyeri hekimi bu eğitimlerde görevlendirilebilir ve işyeri dersliklerinde  bu eğitim programları uygulanabilir. Eğitim programını başarı ile tamamlayan kursiyerlere halk eğitimi merkezlerince e-yaygın sistemi üzerinden sertifika düzenlenir.

Bunun dışında işyerleri, genel müdürlüğümüze bağlı kurumlarla işbirliği yapmadan kendi imkanları ile verecekleri eğitim ve sertifikalar geçersiz olup, ilgili bakanlıklarca yapılacak olan teftiş sonucu işyeri ve çalışanları mağduriyet yaşayabilecektir.

İyi günler dilerim… ” Ahmet Fazıl Altun

Şu duruma göre bu eğitimden kaçış olmayacak ve işletmecinin veya çalışanın sırtına bir yük daha bindirilecek.

Hijyen Eğitimi Yönetmeliği

2013 Temmuz ayı itibariyle gıda işletmelerinde çalışan personelin hijyen eğitimi alması gerekliliği yasa ile tanımlandı. Bu yasal düzenlemede gıda işletmesinde çalışacak personelin çalışmadan önce veya halihazırda çalışıyorlar ise 1 yıl içerisinde eğitime katılması gerektiği açıklanıyor.  Daha uygulama adına pek bir çalışma yapılmasa da, yönetmelik  düzenlendi ve yürürlüğe girdi. Yönetmeliğin tamamını resmi gazete yayınlanan şekliyle aşağıdaki linkten indirebilirsiniz.

Hijyen Eğitimi Yönetmeliği

Son zamanlarda Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı veya farklı kamu kurumlarından firmalara eğitimi biz veriyoruz şeklinde bildirimler oldu. Ardından Milli Eğitim Bakanlığından bir deklerasyon yayınlanarak eğitimi sadece kendilerinin verebileceği ilan edildi. Tabi ki kafalar karıştı. Bir de işin içine eğitim ücretleri girdiğinde işin rengi de farklılaşıyor. Hatta bazı kurumlar eğitim almayan kişi başına 1000 tl civarı ceza kesileceği konusunda yayın yaptılar.  Kendi düzenledikleri eğitimlerin ise kişi başı 40 – 60 TL olduğunu ifade ediyorlar aynı yazılarda 🙂 aba altında sopa gösteriliyor yani.

Ben ise yasal düzenlemeyi incelediğimde ise şunu gördüm:

MADDE 6 – (1) Eğitimler, Genel Müdürlüğe bağlı öğretim kurumları tarafından verilir. İş yeri sahipleri ve işletenleri, komisyonca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde bu eğitimleri çalışanlarına kendi imkânlarıyla da verebilir.

Bu da demek oluyor ki firmaların önünde iki seçenek var ya Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Ömür Boyu Öğrenme Genel Müdürlüklerinin düzenlediği eğitimlere personellerini gönderecekler ya da kendileri eğitim düzenleyerek istenen konuları çalışanlarına aktaracaklar. Gıda mühendisi ve teknik elemanları olan, üst düzey sistemleri kurmuş ve yürüten, danışman ve eğitimciler ile çalışan işletmeler için ikinci seçenek çok daha mantıklı tabiiki. Zira eğitimi verecek olan kişilerin yeterliliği ve eğitimci vasıfları ile ilgili bir değerlendirme yapmak şart.

Farklı bir dikkat edilmesi gereken nokta ise bu yönetmeliğin takibini kimin yapacağı. Yönetmelik Gıda tarım hayvancılık, sağlık ve iç işleri bakanlıklarını yetkilendirmiş. Yani eğitimi veren ile denetleyenleri ayırmış ki çıkar çatışması yaşanmasın. Fakat şu noktada kontrolü yapacak olan kurum ben eğitim açtım diye ortaya çıkabiliyor.  Bu sorunlar nasıl aşılacak zamanla göreceğiz.

Benim fikrim yasal düzenlemeleri doğru inceleyip iyi ifade edebilirseniz, denetime gelen kişinin söylecek fazla bir sözü olmayacağı yönündedir.